Twice into the stream / 2011


“Twice into the stream” can be thought as an inquiry into the way we see and perceive the human body. The complexity that originates from the capability of our bodies to see and be seen simultaneously, provides the basis of the work that I construct using different view points. Although the series took its final shape as a photographic installation, my process is closely akin to sculpture and performance. To me, these are living, breathing, transient, three-dimensional pieces that I photograph for documentation. The work started forming around the impossibility of seeing oneself as a complete figure without the help of external devices. What we can see with our bare eyes is a headless body, a restricted view of what is below the neck, with the extended difficulty of seeing our back. Observing the bodies of other people, offers me a possibility to reflect on the way I see and relate to my own body, which I can never see as a whole.

 




Aynı nehirde bir daha / 2011


“Aynı nehirde bir daha”, insan vücudunu nasıl gördüğümüz ve algıladığımız üzerine bir sorgulama olarak okunabilir. Bedenin aynı anda hem gören hem de görülen olma özelliği, farklı bakış açılarını kullanarak inşa ettiğim çalışmaların kavramsal altyapısını oluşturuyor. Bu seri nihayetinde fotografik bir enstalasyon olarak vücut bulsa da, yaratma sürecim heykel ve performansla yakından ilişkili. Benim için bunlar, yaşayan, nefes alıp veren, uçucu, üç boyutlu yapıtların, fotoğrafla belgelenmesi. İşler, insanın kendisini harici araçların yardımı olmaksızın bir bütün olarak görmesinin imkânsızlığı etrafında şekillenmeye başladı. Kendimize bakarken çıplak gözle görebildiğimiz başsız bir vücut, boyundan aşağısıyla sınırlı bir görüntüden ibaret; buna bir de arkamızı görmekte çektiğimiz güçlük ekleniyor. Başka insanların bedenlerini gözlemlemek, bana hiçbir zaman tümünü göremediğim kendi vücuduma bakışımı ve onunla ilişkimi yansıtma imkânı sunuyor.